Sohbetin en zor anı genelde başıdır. İlk birkaç mesaj gider gelir ama sonra bir sessizlik çöker. Kimse konuşmak istemediğinden değil; sadece akla konu gelmez. Bu durum çok normal. Hatta sohbet eden insanların büyük kısmı bunu yaşar. Önemli olan panik yapmamak ve sohbeti zorlamamaktır.
Sohbet dediğin şey sınav değil. Doğru cevap yok, yanlış cümle yok. Bir ortamda rahat hissettiğinde muhabbet zaten kendiliğinden akar. Ama yine de “konu bulamıyorum” diyenler için işini kolaylaştıracak bazı küçük ama etkili yollar var.
İlk kural net: Sessizlik düşman değil. Sohbette kısa duraksamalar olur. Bu, muhabbetin bittiği anlamına gelmez. Çoğu kişi sessizlik olunca hemen gerilir ve saçma bir şey yazmamak için susar. Oysa sakin kalmak gerekir.
Geveze Sohbet ortamlarında bunu sık görürsün. Biri iki dakika yazmaz ama sonra öyle bir konu açar ki sohbet tekrar canlanır. Yani sessizlik, yeni bir başlangıcın habercisi olabilir.
Konu bulamıyorum diyenlerin en büyük yanılgısı şudur: “Özel bir şey bulmam lazım.” Hayır kanka, gerek yok. Gündelik hayat en iyi konudur.
“Bugün günün nasıl geçti?”
“Şu sıralar kafanı en çok ne meşgul ediyor?”
“Son zamanlarda en çok neye gülüyorsun?”
Bunlar basit ama etkilidir. İnsanlar kendi hayatlarından bahsetmeyi sever. Sohbetin samimiyeti de buradan çıkar.
Sohbet ederken konu bulamamanın sebebi bazen karşındakini yeterince okumamaktır. İnsanlar aslında ipucu verir. Bir kelime, bir şikâyet, bir espri… Hepsi yeni konu kapısıdır.
Mesela biri “Bugün çok yoruldum” dedi. Buradan tonla konu çıkar:
– Neden yoruldun?
– İş mi, okul mu?
– Genelde yoğun musun?
Geveze.Org sohbetlerinde muhabbetin uzun sürmesinin nedeni tam olarak bu. İnsanlar birbirinin cümlesini yakalıyor.
Bazı insanlar “anlamlı bir konu açmalıyım” diye kasıyor. Gerek yok. Bazen saçma bir konu sohbeti kurtarır.
“En saçma alışkanlığın ne?”
“Gece mi daha verimlisin sabah mı?”
“Bir anda tatil çıksa nereye gidersin?”
Bu tarz sorular hem rahatlatır hem de sohbeti akışa sokar. Derinlik sonradan gelir.
Burada ince bir çizgi var. Soru sormak iyidir ama arka arkaya sorgu yapar gibi olursa sohbet boğulur. İki soru sor, bir yorum yap. Kendinden de bir şeyler kat.
Sohbet karşılıklı olunca güzelleşir. Geveze Sohbet ortamlarında sevilen tipler genelde budur: Hem soran hem paylaşan.
Her sohbet ortamının havası farklıdır. Bazı odalar eğlencelidir, bazıları daha sakindir. Ortamı biraz gözlemlemek konu bulmayı kolaylaştırır.
Eğer ortam gülüyorsa espri yap, eğer insanlar dertleşiyorsa dinle. Uyum sağlamak sohbeti uzatır. Geveze.Org’ta farklı sohbet odalarının olmasının sebebi de budur. Herkes kendi havasına uygun muhabbeti bulur.
Kulağa garip gelebilir ama bazen konuşmadan da sohbet edersin. Karşı tarafı gerçekten dinlediğinde konu kendiliğinden gelir. İnsan anlaşıldığını hissettiğinde daha çok anlatır. Sen de oradan yürürsün.
Bu, sohbetin gizli gücüdür.
Kendini “eğlendirmek zorundayım” baskısına sokma. Herkes komedyen olmak zorunda değil. Doğal olman yeter. Sohbetin amacı hava atmak değil, bağ kurmaktır.
Geveze Sohbet bu yüzden rahat hissettirir. Kimse senden mükemmel olmanı beklemez. Olduğun gibi yazman yeterlidir.
Konu bulamamak beceriksizlik değildir. Herkes yaşar. Önemli olan pes etmemek ve sohbeti keyifli bir oyun gibi görmek. Bir mesaj, bir cevap, bir gülme… Gerisi zaten gelir.
Geveze.Org ortamlarında dönen muhabbetlerin çoğu böyle başlar. Küçük bir cümle, büyük bir sohbete dönüşür.
admin 47
İlk yorum yazan siz olun.